ölme korkusu...

10 kişi kendisini tutuyor, 3 arkadaşı var.


29.09.1983 doğumlu, 24 yaşında. kayıp olarak çalışıyor.

topluluklar

üyesi olduğum topluluklar | yöneticisi olduğum topluluklar
  1. yeraltı edebiyatı

    yeraltı edebiyatı

    1869 üyesi var. üyelik serbest.
  2. edebiyat

    edebiyat

    1432 üyesi var. üyelik serbest.
  3. nietzsche

    nietzsche

    1083 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.
  4. felsefe

    felsefe

    919 üyesi var. üyelik serbest.
  5. yasak meyve

    yasak meyve

    912 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.
  6. psikoloji

    psikoloji

    882 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.
  7. jazz

    jazz

    700 üyesi var. üyelik serbest.
  8. Okan Bayülgen

    Okan Bayülgen

    682 üyesi var. üyelik serbest.
  9. kahve

    kahve

    589 üyesi var. üyelik serbest.
  10. uçurum

    uçurum

    201 üyesi var. üyelik serbest.

1 2

kadına dair her şey... rss kaynağı

arkadaşları neler demiş?

Akşam olsun diyordun, işte şimdi akşam !!!

x - çekici ve aykırı sesiyle tanrıça, "gücümü bilmek ister misin" diye sordu bana ve dinle dedi: "adım böyle bir mekanda yüz binlerce gök gürültüsünün uğultusuyla yuvarlanıp en uzak uykudan yankılanarak neden tekrar bana dönüyor sürekli?

y - yüksek sesle çağırdım onu: gel… dilediğin kadar alçaltıp aşağıla beni, yeter ki lütfunü esirgeme! serinleten yoğun karanlıklar gibi utkulu ağırlığın altınca can çekişen bir şölenin işaretisin sen... kimsenin yıkımına yansıyan hazin mutsuzluklar gerekmiyor sana...

x - işte karşındayım…

y - bütün camlarını merak ve ilgiyle inceledikten sonra sordum tekrar:"-ne? renkli camların yok mu, pembe camlar, mavi camlar, kırmızı camlar... peki cennet camların yok mu? neden yaşamı güzelleştirecek cam bulundurmuyorsun adına dair?

x - zaman senin saltanatını elinden almış, boşuna yineleme kendini! anılarını, pişmanlıklarını, korkularını, bunalımlarını, öfkelerini ve nevruzlarını eğlendirmek için yaklaşma!..

y - kılı kırk yarmayı alışmış zavallı beynimde kurbanı celladın elinden alan vicdanın cansızlığa yığılmasını isteme benden!

x - yapılacak her şey yapıldı... sayısız uyarılarıma rağmen tutkunun çivisi olmakta ısrar eden bir nefes gibisin! bedenimi kaskatı kesmeye çalışıyorsun! cesedim öyle katı ki öylesine yanaşmış ki ölüme... elbiseleri keserek çıkartabilirsin ancak bu katı bedenden!

y - korkuyorsun, ağlamak istiyorsun, yine de hoşlanmıyorsun oyundan… oysa hep esrik olmalı insan... seni ayırmak ve bölmek cesaretini, o kahrolası cesareti hangi incelemeci gösterebildi?

x - boşunadır yazgımı dişleyişin... oğlansı göğsümden hiçbir şey eksiltemiyor coşkun!

y - sözlerim kulaklarında bir yürek… unutma ki her erkeğin bir toyluk çağı var... bu çağda orman perisi bulamadığı için, meşe kütüğüne bile iğrenmeden sarılabilir!

x - ne demek istiyorsun?

y - kibar nişancılığın... öldürücü bir karabasan edasıyla yaklaşıyor sözlerime, kanatmak istiyor siluetinde can damarlarımı!...

x - git başımdan diyorum, bilgiç peri!

y - kalbine doğru açtığım yolda, tüm adaklarım ve alçalmalarım, bencillik evrem bitti! uslu dur ey hüznüm, daha sakin ol! akşam olsun diyordun, işte şimdi akşam !!! karşında karanlığın, kasvetli bir pazar gecesiyle……………………

KRİSTAL SARMAŞIK

kristal sarmasik   21 Ocak 2008 13:36  

kadın, tanrının gördüğü gözü dahi aldatır...

kristal sarmasik   18 Ocak 2008 14:15  

KADIN PİNTİLİĞİ HİÇBİR ŞEYE BENZEMEZ (!)

karanlık dendiğinde insan zihninin aydınlık olmayan kısmı gelmiştir aklıma hep... kadın da, bu karanlığı pintice yaşatmaya çalışan bir varlıktır aslına bakıldığında... içine girmek isterken bir uçurumun değneğiyle ayakta olduğunu zanneder erkek... değneğin uzunluğunu ve uçurumun keskinliğini hiç bir zaman kendini tatmin edecek şekilde ele alamaz... kadın bu beceriksizleştirme yöntemini aşılar önce bir erkeğe... duygularında gizldiği her şey uçurumun en derin yerindedir, onu kıskıvrak yakaladım diyebilmek, tanrıyı gördüm diyerek ortalıkta gezinmek gibidir tıpkı, hissettirmeden kalbindeki gülücüğe teslim olmak da denilebilir... ve zamanın kendi için işlediğini bilir, hafif bir sallantıda değneklerin ne denli etkisiz hale gelebileceğini de... dünyanın en pinti canlısıdır ve kazandırdığı kadar saklar, verdiği kadar almasını bilir... anneyken, eşken ya da bir sevgili ve arkadaş... pintiliği hiç bir şeye benzemez, zıtlıklarıyla var olma yetisinde pay çıkartmakta kullandığı en özge tarafı da budur zaten, yani dışarıdan bakıldığında verici, kendi içinde saklayıcıdır... erkeğin yanıldığı en belirgin noktalardan biri ya da yanıltıldığı desek kavramı daha net ifade edebilmek bakımından abartıya kaçmış olmayız; bizi tekrarlara mecbur eden şey, kadına güç veren şeydir aslında... kendine denk olabileni çevresinde görene dek, mücadele etmez, kendine dair beceri haline getirdiği her şeyi saklar... pus başladığı anda pintiliğine veda etmek zorunluluğuyla karşı karşıya kalır ve bu çoğunlukla karşısına dikilen öteki kadın olduğunda aktifleşir... savaşmak, pintilikten ödün vermek manasına gelir ve erkeği için bunu bir fedakarlık algısına dönüştürür... deşifre eder kendisini, canı yanarak ayrışır... erkeğin mutlu olması kadının mutsuzluğuna denk bir hale gelirken, kadın için yenileşen bir şeyin başlangıç tohumu atılır böylelikle... sahtekarlık! gülerken ağlayan kadın olur, ağlarken gülen ve kazandıkça kaybeden... işte bu nedenle kadınlar için söylenebilecek en makul söz, pintiliktir! kadın kendine dair ne varsa bu kavrama sahip çıktığı kadar hiç bir şeye sahip çıkmaz, çıkmış gibi gözükür sadece... işte bu yüzdendir ki, hiç bir kadın zengin gelmez bir erkeğe! kazanırken, erkeğin gözünde kaybetmeye mahkumdur (!)

KRİSTAL SARMAŞIK

kristal sarmasik   14 Ocak 2008 01:00  

kant: "felsefe, düşünmeyi düşünmektir."

kristal sarmasik   12 Ocak 2008 17:28  

Artık hiç sabah olmayacak yavrum
Çok uzun sürecek bu siyah gece
Ta zaman durunca, ömür bitince
Alış karanlığa, gözlerini yum
Artık hiç sabah olmayacak yavrum

Bilirim bu mor sükutu bilirim
Beyaz olmalı geceler, bembeyaz
Karanlıklar üstünedir şiirim
Bilirim, bu mor sükutu bilirim

Dağlar gibi deryalar gibi sonsuz
Karanlık, karanlık ölümden beter
Bir yol ki hayatla beraber biter
Taştan bir sükut ki hissiz ve ruhsuz
Dağlar gibi deryalar gibi sonsuz

Artık hiç sabah olmayacak yavrum
Bitkin gözlerime son bir defa bak
Bir daha o yerden gün doğmayacak
Bu mor gecelerde kayboldu ruhum
Artık hiç sabah olmayacak yavrum... ümit yaşar oğuzcan

damly   08 Ocak 2008 01:11  

"Kadın, dünyanın en pinti varlığı."

kristal sarmasik   05 Ocak 2008 14:51  

PİNTİ KADIN !

Giyotin, her kadın siluetinde bir iz...
Yüzlerce kusursuzluk kopsa yüreğinden,
Elindeki çakıl taşını fırlatmaz kadın!

Erkek, alıp götüren korkular soytarısı...
Bir diğerine göç eden duygusunda kadının.
Göz bebeklerine boyun eğdiğinde,
En sevdiği mevsimi...

Gölgesinde yorgunca deliren acı,
Çlgın halini kadına yükseltmek ister hoş kokularla...
Kızıl aydınlıkta ruhuna kavuşur yankısı,
Aralıksız geçer yalnızlığından karadeliğine kadın...

Ey zorbalık! Bildiğin halde öpüştüğünü tatlı düşlerinde ,
Kendine kalan adlandırmada sığındın dualarına,
Uzak sınırlarında kanatlanan kadının!...

Heyhat...Tüm tutkuları bir yanında gizli,
Sokarken aurasına sayıkladığı heceleri...
Oysa sen hiç, fenerli gözlerin budalalığına bakmadın!
Pinti kadın duygularına aldandın...

KRİSTAL SARMAŞIK

kristal sarmasik   30 Aralık 2007 01:00  

oyun bittiğinde, şah da vezir de aynı kutuya girer!

kristal sarmasik   17 Aralık 2007 17:47  

BLOG kristal sarmasik rss kaynağı

adresi: http://kristal-sarmasik.sosyomat.com/blog
0 yorum var - 14 Ocak 2008 00:49 yazılmış

arkadaşlarım

3 arkadaşı var.



 
tuttum işlemi gizlidir. karşı tarafın haberi olmaz. tuttuğunuz kişileri bir arada görebilir, yaptıklarını takip edebilirsiniz.

ETİKETLERİ

ARKADAŞLARININ EKLEDİKLERİ